Hello!
Yuzyil sonra geri dondum ama kisa sureligine,
Daha once yazdiklarimi okudumda, simdi daha iyi sayilacak bir yerde calisiyorum. Idare ediyorum. Bu uzakta 3 sene bana idare etmeyi ogretti.
Evet yine kis geliyor ve evet yine bana olmayacak cizmeler icin uzulecegim. Toparlak olup sadece yuvarlanirsam hic sikinti kalmayacak aslinda. o yola daha kisa surede ulasabilecegimi dusunuyorum.
Ha birde artik bir boyun fitigim var! Burdaki doktorun dedigine ne kadar guvenilir bilemiyorum ama Turkiye'ye gidene kadar kendimi boyun fitikli biri olarak adlediyorum.
Ossuruktan Tayyare
Friday, August 29, 2014
Tuesday, November 20, 2012
Is Hayati Zor Zanaat
Evet, her zamanki gibi cok huzurluyum ve de sakinim. Neden
sinirili olayim ki? Otel baska otele oda gonderirse komisyon almasi gerekir
diye rahat rahat konusan muhasebe muduru varken ben neden sinirli olayim ki?
Bunlar oysaki ne kadar da normal konular. Ben sana oda gonderiririm ama
karsiligini alirim. Oyle bos yere gondermek olmaz! Aldigimiz maaslar yetmiyor
biraz daha para kazanmam lazim ve bu kadar acik olarak bunu yapabilirim. Herkes
bunu bilir ama kimse birsey demez… amannnnnnn boktan bir yerde calismak ne
kadar zor biseymis arkadas? Evde oturmak cok sIkiyor ben evde oturamam diye
agladigim gunlere lanet olsun kivamina gelmek uzereyim. Gayet evde otururken de
akli calisan, dusunebilen bir insan olabilirim. Ay CVimde bos zaman gozukmesin
diye bu kadar kastirmanin ne manasi var? hele artik bu isi yapmaktan hic
hoslanmiyorken…..
Oyle iste icimden geldi..
Wednesday, March 7, 2012
Karar Vermek
Artik hayatimla ilgili bir karar vermem gerekiyor. Yas yavas yavas kemale ererken: Su ikisinden birini secmem gerekiyor.
Hangisini daha cok seviyorum?
- Vucudumun zayif olmasini mi?
- Yemek yemeyi mi?
Yemek yemeyi gercekten cok seviyorum. Sabah uzun uzun kahvalti yapmayi, oglen yemegini zevkle yemeyi, aksam yemegini ise solen seklinde gecirmeyi cook seviyorum. Bu arada cay saatlerini atlamamam gerekir. Son zamanlarda yemek yemenin yani sira yapmaya da basladigim icin ve bu yaptiklarim ozellikle cay saatinde yenecek seyler oldugu icin en zevk aldigim noktaya donustu.
Bu kadar yemegin yani sira hayatimda hareketten de cok hoslandigimi soyleyemeyecegim icin vucudumda gittikce agirlasmaya basladi. Ilk baslarda bu agirlik cok rahatsiz etmiyordu hatta aynada kendime baktigimda hicte rahatsizlik duymuyordum. Aslinda hala baktigim zaman cok kotu gormuyorum. En fazla hmm demek ki hamile kaldigim zaman boyle gozukecegim diyorum!
Ancak ne kadar kendimden hosnut olsamda, magazalara girdigimde begenipte denedigim kiyafetlerin ustumde durmasi gerektigi gibi durmadigini gorunce, Denedigim modellerin ustume olmadigini gorunce, olsa bile ordan burdan pirtladigini gorunce insan ister istemez mutsuz oluyor. Bir de beni en mutsuz eden seyi soylemeden gecemeyecegim; cizmeler.. Bir insanin ayagina hic bir cizme olmaz mi? O kadar sisman insan giyiyor nedense ben kendime gore olani bi turlu bulamiyorum!!!
Acikcasi hic bir zaman kendimi 34 beden olarak dusunmedim ama 38 olmayi uzun suredir arzuluyorum. Ha bu kadar istememe ragmen bugune kadar naptin deseniz? Sanirim hic bir sey! Evet dusunuyorumda gercek anlamda hic bisey yapmadim. Rejime basladim, spora basladim, ilaclar kullandim, sacma sapan ilaclar kullandim.. Ama hic bir zaman bunlari uzun sure devam ettiremedim. (Ilaclari devam ettirmedigim iyi oldu tabi!) Gaza geldim yapicam dedim ama gercekten en fazla bir ay surdu. Bir ayin sonunda verilen 3 kilonun rahatligina kaplilip biraktim ve nedense her seferinde verilen o 3 kilonun yerini daha da fazla alarak doldurdum.
Ama artik vucudum bu duruma karsi ALARM vermeye basladi. Eskiden hic ses cikarmayan vucudum artik fazla kilolari kaldiramadigini diz agrilari,ayak agrilariyla ortaya koymaya basladi. Midem fazla yemek yiyince agrimaya, yataktan kalktigim zaman her tarafim tutulmaya, yeter ulen seni tasimaktan usandim artik diye soylenmeye basladi. Tamam biraz abartmis olabilirim. Babanem gibi konustugumu hissettim bir an... Ama tamda olarak su an yasadigim sorun bu! Ben babanem gibi olmayi hatta konusmayi bile istemiyorum!! Hele bu yasta hic istemiyorum. Ve nedense bu durumdan kurtulmak icin elimde kalan son zamanlarmis gibi hissediyorum.
Bir yandan boyle dusunurken obur yandan bu seklide hissetmek..
Iste vermem gereken buyuk karar bu. Ilerde agrisiz saglikli bir hayat mi? yoksa olumlu dunya yemeden yasayamam mi?
Boyle yazinca cevap oldukca acik gozukuyor ama ben yine de karar veremiyorum...
Tuesday, February 28, 2012
Tek tasimi kendim aldim. Tek basima kendim taktim!!!
Arkadaslarim madem blog yazmaya basladin bunu ayda bir kere degil hergun en azindan iki gunde bir yazman gerekiyor ki blog bloga benzesin dedi. Bende haklisiniz deyip yazmaya basladim. Basladim diyorum ama yalan tabi ne yazacagimi bilmez bir halde bir kac gun bos bos ekrana bakip durdum. Sonra dedim ki neden bu kadar zorlaniyorsun ki? Yazdiklarimi birileri okuyup puanlamami yapacak yoksa begenmeyecek mi? Begenmeseler bile kime ne degil mi? Bu benim yazmama engel degil.. Blogun guzelligi de burda degil mi zaten?
Hadi bakalim yazmaya basliyorum..
Kendimi bildim bileli bana hep calismam soylendi. Kucukken annem buzdolabina kadinlar gunu temali yazilar asar. Calismamizin kendi ayaklarimizin ustunde durmanin ne kadar onemli ve muhakkak olmasi gereken bir sey oldugunu anlatip dururdu. Anlatmak ne kelime beynimize isledi. O gunlerden yola cikarak bende hep calismanin hayalini kurdum. Kendimi plazalardan birinin icinde guzel takimlar giyen, yuksek topuklu ayakkabilarla gezen biri olarak hayal ettim. Aslinda hayal oldugunu anlamanin en basit yolu suymus. Ben yuksek topuklularla ayakta bile duramiyorum ki!! Hayal zaten bastan yanlis!!! :)
Universiteye basladigim zaman okudugum bolum gercekten (en azindan benim icin) kolay bir bolumdu ve bos vaktim cok oluyordu. Okumaya basladigim sene ben mezun olmadan biraz calisayim ki mezun olunca yeni yetme muamelesi gormeyeyim, zorlanmayayim dedim. Yari zamanli calismaya basladim. Stajyer olarak calistigim icin kimse tabi ki cok zorlamiyordu. Babamin oranin muduru olmasininda bir etkisi olabilir tabi :) Daha sonra yaz stajlari basladi. Ilk sene zorunlu olmamasina ragmen calistim. Her gun bir yere gidip gelmek gercekten hosuma gidiyordu. Sabah kalk hazirlan arabana atla ise git calis sonra yine arabana atla arkadaslarinla bulus takil.. Guzel gunlerdi. Mayistan Ekime kadar calis sonra hoop okula don. Gelecek mayis tekrar basla :) O gunlerle ilgili hatirladigim en guzel sey aldigim iki kurus stajyer maasiyla, parayi aldigim gun gidip ayakkabi almak ve butun parayi o gun icinde bitirmek. Insan boyle seyleri hayatinin geri kalaninda yasayamayacagini bilemiyor tabi :)
Okul bittikten sonra yine icimdeki yuksek calisma azmiyle cuma gunu mezun olup pazartesi gunu ise baslamistim. Cok havali donemlerdi gercekten. O donem yakin arkadaslarimdan benim disinda calisan yoktu. Yarin isim var cok gece kalamam diye yanlarindan icim giderek kalkiyordum. Ama cok dogru bisey yaptigima inandigim icin mutluydum. Kendi parami kazaniyordum ve ailemden para almiyordum (en azindan maasim yettigi zaman, yetmedigi zamanlar oluyordu:)) Sagolsunlar onlarda bana hic karismiyordu. Sonra oldugum yer yetmeyeye basladi. ben artik daha buyuk bir yerde calismak farkli bir sehirde calismak istiyordum. Bu sehirde yeterince kaldigima inaniyordum ve artik bana hic bisey katmayip zarar vermeye basladigina inaniyordum.
Sonra cok cok cok ama cook guzel birsey oldu ve ben asik oldum! Sevgilim baska sehirde ben baska bir sehirde sadece 6 ay dayanabildik. 6 bile bence cok fazlaydi. :)
Hoop 6 ay sonunda sevdicegimin yanindaydim ve en guzeli istedigim sehirdeydim ayni zamanda.. Cok guzel bir ise girdim. Yine deli gibi calismaya devam ettim. Sabah basladigim saat belliydi ancak nedense her guzel insan gibi bittigi saati hic sabit olamamisti. Gece kaca kadar surerse isim devam ediyordum. Sevgilimle beraberdim O da deliler gibi calisiyordu. Aksam evde bulusup koltukta birimiz uykuya dalana kadar guzel vakit geciriyorduk. ( o koltukta ilk sizan hep ben olmusumdur)
Sonra sevgilime cooook guzel bir teklif geldi. Once in a life time denilecek kadar guzel bir teklif. Insana her zaman boyle sans gelmeyecegini bildigimiz icin cok dusunmeden karar verdik ve kabul etti. Bu sirada hizlandirilmis bir sekilde gitmemizde isimizi kolaylastiracak islemleri halletmeye basladik.
Sevgilimin isi hazirdi. Gittigimiz yerde nasilsa bana da is buluruz diye kosarak geldik buraya. Ama maalesef bu, dusundugumuz kadar kolay olmadi. Sevgilimle ayni isi yaptigimiz icin farkli sirketler rakip olmasi sebebiyle beni istemediler. (Gotu boklu yerler bile ki gercekten gorusme sirasinda beni cok guldurduler.)
Ve ben omrunu isine adamis insan, baska sey yapmak aklina bile gelmemis olan insan, Got gibi ortada kaldim! Oyle boyle degil.
Gelirken is bulacagimdan, kalifiye elemanin olmadigi bu yerde hic zorlanmayacagimdan o kadar emin olan ben oyyle ortada kalakaldim.
ilk basta tatil gibi geldi. Geldigimiz zaman yaz ayiydi. Sanki uzun bir tatile cikmisim gibi rahattim. Sonra acele icinde olmamanin hazzini yasadim. Yolda kosmadan yuruyordum, Sabah kalktigim zaman ilk isim telefona bakmak olmuyordu. Acaba kac mail gelmis acaba ne patlamis, ne olmus gibi dusuncelerden tamamen uzaktim. Bunyeye bir rahatlama geldi. Ortamin tadini cikardim ancak bu sadece iki ay surdu. Iki ayin sonunda genlerime islenmis olan calisma geni hortladi. Ustu uste bir cok gorusme ve ust uste bir cok red. Hayatimda bu kadar gorusme yapipta bu kadar cok reddedildigimi hatirlamiyorum. Moralim gercekten cok bozuldu. Karalar bagladim. Ama doya doya baglayamadim cunku ben uzuldukce sevgilim benden daha cok uzuldu. Oyle igrenc bir donem gecirdim.
Boyle yazinca sanki su an is bulmus rahatlamis bir insan gibi gozukebilirim ama yalan! Is falan bulamadim, ama biraz daha rahatim, biraz mutsuzum. Gunune gore durumum degisiyor bazen mutlu, bazen mutsuz su siralar idare ediyorum. Idare edemedigim durumlarda ise kendime bir bilet alip hoop Turkiye! Arkadaslari,aileyi gorup biraz rahatlamaca.
Ama yinede insan kendi kazanmaya alisinca, ve bir anda kazanmamaya baslayinca zor geliyor gercekten zor geliyor..
Bakalim neler olacak??
Ha bu arada tabi ki tek tasimi ben almadim. Sevgilim aldi!!! :)
Wednesday, February 8, 2012
Sevgililer Gunu denen illet!
Kendimi bildim bileli sevgililer gununu sevmemisimdir. Cok zorlama, cok yavan ve cok civik civik bir gun olarak gelmistir hep..
Bir kere sevgilisi olmayanlar takriben bir hafta oncesinden tribe girer Allahim bir sevgilim bile yok ben 14 subatta napacagim diye.
Sevgilisi olanlar daha da cekilmez olur. Efenim ne hediye alicam, acaba O bana ne alicak. Ay bir ogrensem de benim hediyem basit kalmasa, umarim ucuz bisey almaz. Oysa ki hediye almis dusunmus iste daha ne istiyorsun degil mi? Yok olmaz..
O gun disari cikmak istesen, yemege gitsen her yerde iki kisilik kirmizi dekorlu masalar, suslenmis puslenmis insanlar ve romantik muzikler esliginde yenen kalp seklinde ki yemekler...
Yolda yurusen her yerde elele gozgoze muhakkak ellerinde bir adet kirmizi gul tutan kizlar ve erkekler...
Neden sadece bir gun? ve neden herkesle ayni anda?
Sanirim herkesle ayni anda ayni seyleri yapiyor olmak bir tek beni rahatsiz ediyor. .
Hediye almak icin gercekten bir gune ihtiyac yok diye dusunenlerdenim ve sanirim bu hep boyle devam edecek.
Sevgilim, tekrar soyluyorum hediye almak yok tamam mi? :)

Thursday, February 2, 2012
Hosgeldin Ossuruktan Tayyare
Bunu kizlarla da paylastim ancak beni bu isim konusunda cok ciddiye aldiklarini dusunmuyorum. But guess what? I already did it!!! =)
Subscribe to:
Posts (Atom)


