Tek tasimi kendim aldim. Tek basima kendim taktim!!!
Arkadaslarim madem blog yazmaya basladin bunu ayda bir kere degil hergun en azindan iki gunde bir yazman gerekiyor ki blog bloga benzesin dedi. Bende haklisiniz deyip yazmaya basladim. Basladim diyorum ama yalan tabi ne yazacagimi bilmez bir halde bir kac gun bos bos ekrana bakip durdum. Sonra dedim ki neden bu kadar zorlaniyorsun ki? Yazdiklarimi birileri okuyup puanlamami yapacak yoksa begenmeyecek mi? Begenmeseler bile kime ne degil mi? Bu benim yazmama engel degil.. Blogun guzelligi de burda degil mi zaten?
Hadi bakalim yazmaya basliyorum..
Kendimi bildim bileli bana hep calismam soylendi. Kucukken annem buzdolabina kadinlar gunu temali yazilar asar. Calismamizin kendi ayaklarimizin ustunde durmanin ne kadar onemli ve muhakkak olmasi gereken bir sey oldugunu anlatip dururdu. Anlatmak ne kelime beynimize isledi. O gunlerden yola cikarak bende hep calismanin hayalini kurdum. Kendimi plazalardan birinin icinde guzel takimlar giyen, yuksek topuklu ayakkabilarla gezen biri olarak hayal ettim. Aslinda hayal oldugunu anlamanin en basit yolu suymus. Ben yuksek topuklularla ayakta bile duramiyorum ki!! Hayal zaten bastan yanlis!!! :)
Universiteye basladigim zaman okudugum bolum gercekten (en azindan benim icin) kolay bir bolumdu ve bos vaktim cok oluyordu. Okumaya basladigim sene ben mezun olmadan biraz calisayim ki mezun olunca yeni yetme muamelesi gormeyeyim, zorlanmayayim dedim. Yari zamanli calismaya basladim. Stajyer olarak calistigim icin kimse tabi ki cok zorlamiyordu. Babamin oranin muduru olmasininda bir etkisi olabilir tabi :) Daha sonra yaz stajlari basladi. Ilk sene zorunlu olmamasina ragmen calistim. Her gun bir yere gidip gelmek gercekten hosuma gidiyordu. Sabah kalk hazirlan arabana atla ise git calis sonra yine arabana atla arkadaslarinla bulus takil.. Guzel gunlerdi. Mayistan Ekime kadar calis sonra hoop okula don. Gelecek mayis tekrar basla :) O gunlerle ilgili hatirladigim en guzel sey aldigim iki kurus stajyer maasiyla, parayi aldigim gun gidip ayakkabi almak ve butun parayi o gun icinde bitirmek. Insan boyle seyleri hayatinin geri kalaninda yasayamayacagini bilemiyor tabi :)
Okul bittikten sonra yine icimdeki yuksek calisma azmiyle cuma gunu mezun olup pazartesi gunu ise baslamistim. Cok havali donemlerdi gercekten. O donem yakin arkadaslarimdan benim disinda calisan yoktu. Yarin isim var cok gece kalamam diye yanlarindan icim giderek kalkiyordum. Ama cok dogru bisey yaptigima inandigim icin mutluydum. Kendi parami kazaniyordum ve ailemden para almiyordum (en azindan maasim yettigi zaman, yetmedigi zamanlar oluyordu:)) Sagolsunlar onlarda bana hic karismiyordu. Sonra oldugum yer yetmeyeye basladi. ben artik daha buyuk bir yerde calismak farkli bir sehirde calismak istiyordum. Bu sehirde yeterince kaldigima inaniyordum ve artik bana hic bisey katmayip zarar vermeye basladigina inaniyordum.
Sonra cok cok cok ama cook guzel birsey oldu ve ben asik oldum! Sevgilim baska sehirde ben baska bir sehirde sadece 6 ay dayanabildik. 6 bile bence cok fazlaydi. :)
Hoop 6 ay sonunda sevdicegimin yanindaydim ve en guzeli istedigim sehirdeydim ayni zamanda.. Cok guzel bir ise girdim. Yine deli gibi calismaya devam ettim. Sabah basladigim saat belliydi ancak nedense her guzel insan gibi bittigi saati hic sabit olamamisti. Gece kaca kadar surerse isim devam ediyordum. Sevgilimle beraberdim O da deliler gibi calisiyordu. Aksam evde bulusup koltukta birimiz uykuya dalana kadar guzel vakit geciriyorduk. ( o koltukta ilk sizan hep ben olmusumdur)
Sonra sevgilime cooook guzel bir teklif geldi. Once in a life time denilecek kadar guzel bir teklif. Insana her zaman boyle sans gelmeyecegini bildigimiz icin cok dusunmeden karar verdik ve kabul etti. Bu sirada hizlandirilmis bir sekilde gitmemizde isimizi kolaylastiracak islemleri halletmeye basladik.
Sevgilimin isi hazirdi. Gittigimiz yerde nasilsa bana da is buluruz diye kosarak geldik buraya. Ama maalesef bu, dusundugumuz kadar kolay olmadi. Sevgilimle ayni isi yaptigimiz icin farkli sirketler rakip olmasi sebebiyle beni istemediler. (Gotu boklu yerler bile ki gercekten gorusme sirasinda beni cok guldurduler.)
Ve ben omrunu isine adamis insan, baska sey yapmak aklina bile gelmemis olan insan, Got gibi ortada kaldim! Oyle boyle degil.
Gelirken is bulacagimdan, kalifiye elemanin olmadigi bu yerde hic zorlanmayacagimdan o kadar emin olan ben oyyle ortada kalakaldim.
ilk basta tatil gibi geldi. Geldigimiz zaman yaz ayiydi. Sanki uzun bir tatile cikmisim gibi rahattim. Sonra acele icinde olmamanin hazzini yasadim. Yolda kosmadan yuruyordum, Sabah kalktigim zaman ilk isim telefona bakmak olmuyordu. Acaba kac mail gelmis acaba ne patlamis, ne olmus gibi dusuncelerden tamamen uzaktim. Bunyeye bir rahatlama geldi. Ortamin tadini cikardim ancak bu sadece iki ay surdu. Iki ayin sonunda genlerime islenmis olan calisma geni hortladi. Ustu uste bir cok gorusme ve ust uste bir cok red. Hayatimda bu kadar gorusme yapipta bu kadar cok reddedildigimi hatirlamiyorum. Moralim gercekten cok bozuldu. Karalar bagladim. Ama doya doya baglayamadim cunku ben uzuldukce sevgilim benden daha cok uzuldu. Oyle igrenc bir donem gecirdim.
Boyle yazinca sanki su an is bulmus rahatlamis bir insan gibi gozukebilirim ama yalan! Is falan bulamadim, ama biraz daha rahatim, biraz mutsuzum. Gunune gore durumum degisiyor bazen mutlu, bazen mutsuz su siralar idare ediyorum. Idare edemedigim durumlarda ise kendime bir bilet alip hoop Turkiye! Arkadaslari,aileyi gorup biraz rahatlamaca.
Ama yinede insan kendi kazanmaya alisinca, ve bir anda kazanmamaya baslayinca zor geliyor gercekten zor geliyor..
Bakalim neler olacak??
Ha bu arada tabi ki tek tasimi ben almadim. Sevgilim aldi!!! :)